Salihli Kaplan Hava Durumu

Açık
Bugün
32° / 19°

Salihli Kaplan mahallesinde bugün Açık bir hava bekleniyor. Yağış öngörülmüyor. Rüzgar orta kuvvette, 35 km/s hızla esecek.

15 Günlük Hava Durumu (Kaplan)

Perşembe
Açık hava durumu
32°19°
Açık
24 Temmuz
Açık hava durumu 💧%23
30°14°
Açık
25 Temmuz
parçalı bulutlu hava durumu 💧%39
23°14°
parçalı bulutlu
26 Temmuz
Açık hava durumu 💧%3
30°13°
Açık
27 Temmuz
Açık hava durumu 💧%3
34°17°
Açık
28 Temmuz
Açık hava durumu 💧%3
37°21°
Açık
29 Temmuz
Açık hava durumu
37°20°
Açık
30 Temmuz
Açık hava durumu
35°19°
Açık
31 Temmuz
Açık hava durumu 💧%7
34°18°
Açık
01 Ağustos
Açık hava durumu 💧%3
33°17°
Açık
02 Ağustos
Açık hava durumu 💧%3
34°17°
Açık
03 Ağustos
Açık hava durumu 💧%3
35°18°
Açık
04 Ağustos
Açık hava durumu 💧%7
35°18°
Açık
05 Ağustos
Açık hava durumu 💧%7
37°19°
Açık
06 Ağustos
Açık hava durumu 💧%3
38°22°
Açık

Manisa Salihli Kaplan Saatlik Hava Durumu

BUGÜN (Perşembe)
17:00
Açık
31°
Açık
%0
18:00
Açık
30°
Açık
%0
19:00
Açık
28°
Açık
%0
20:00
Açık
25°
Açık
%0
21:00
Açık
22°
Açık
%0
22:00
Açık
20°
Açık
%0
23:00
Açık
19°
Açık
%0
YARIN (Cuma)
00:00
Açık
18°
Açık
%0
01:00
Açık
17°
Açık
%0
02:00
Açık
16°
Açık
%0
03:00
Açık
15°
Açık
%0
04:00
Açık
15°
Açık
%0
05:00
Açık
15°
Açık
%0
06:00
Açık
14°
Açık
%0
07:00
Açık
16°
Açık
%0
08:00
Açık
17°
Açık
%0
09:00
Açık
19°
Açık
%0
10:00
Açık
21°
Açık
%0
11:00
Açık
23°
Açık
%0
12:00
Açık
25°
Açık
%0
13:00
Açık
27°
Açık
%0
14:00
Açık
28°
Açık
%0
15:00
Açık
29°
Açık
%0
16:00
Açık
30°
Açık
%0

🌱 Kaplan Köyü Tarımsal Hava Durumu

📋 Tarımsal Tavsiyeler
🚫 İlaçlama Uygun Değil: rüzgar (35 km/h) nedeniyle bugün zirai ilaçlama yapılması önerilmez.
💧 Sulama Önerisi: Bugün yağış beklenmediği ve sıcaklıklar yüksek (32°C) olduğu için bahçe ve tarla sulaması yapılabilir. Sabah erken veya akşam tercih edilmeli.
💨 Rüzgar Uyarısı: 35 km/h hızdaki rüzgar açık alanda ilaçlama ve hasat işlemlerini güçleştirebilir.
🌫️ Çiy Noktası: 10°C ☀️ Güneş Radyasyonu: 334 W/m² ☁️ Bulutluluk: %0 🌬️ Rüzgar: 35 km/h Güncelleme: 23.07.2026 17:20
Salihli Kaplan Mahallesi Ziyaretçi Paylaşımları

Kaplan Mahallesi hava durumunu gösteren güncel resim ya da mesaj paylaşmak ister misiniz?

Kaplan Köyü Tarihçesi

Kaplan Köyü daha önceleri konar göçer olarak yaşayan bir grup akraba yörük tarafından kurulmuştur.
Kaplan köyünün bulunduğu yere yerleşmeden bu yörükler Salihli Kırveli bölgesinde bir süre yaşamışlardır. Salihli Kırveli bölgesi ve çevresinde, ovalık arazide hayvancılık yapma güçlükleri yaşamışlardır. Hayvancılık ve tarımı birlikte yürütmek istemişlerdir. Yayla konumunda olan Kaplan Köyü bölgesine yerleşmişlerdir. Salihli’den bağlarını hiç koparmamışlardır. Her bir köylünün Salihli’de “Üzüm Bağı” ve içerisinde “Bağ Evi” bulunurmuş.

Kültür özelliklerine bakılarak Balıkesir, Bursa, Afyon, Antalya yöresi yörük kültürü özellikleri taşıyan bu akraba grubu sonradan adı Kaplan Köyü verilen yere biri birine 2-3 Km. mesafede saç ayağı misali üç ayrı yerde yerleşmişlerdir. Çelik Hasan, Halil Ağa, Koca Alı kendi evlatları ve yakınlarıyla ev ve ağıllarını yapmışlardır. Sonuçta; “Çelikler “, “Halil Ağalar”, “Koca Alılar” diye üç ayrı mahalle oluşmuştur. Cumhuriyet döneminde bu üç mahalle bir köy olarak kabul edilmiş ve adına “Kaplan Köyü” denilmiştir.

Neden Kaplan Köyü denildiği kulaktan kulağa şöyle anlatılır. Köyün kurulduğu çevre ormanlık alandır ve vahşi yaşam mevcuttur. Çelik dedenin boğaları çok güçlüdür. Bir gün bir kaplan Çelik dedenin bir boğasına saldırır. Mücadele başlar. Kaplan boğanın boğazını sıkıp öldürmeye çalışır. Boğa kaplanı sürükleyip fırlatıp yere çalmak ister. Kaplan bir ayağıyla çınar ağacına tutunmak güç almak ister. Boğa öyle güçlü direnir ki çekince bir ayağı çınara takılan kaplanı ikiye böler ve yaşam savaşını kazanır. Bu nedenle köyün adına Kaplan Köyü denilmiştir.

Kaplan Köyü Alt Yapı Durumu

Köyde, ilköğretim okul binası vardır, ancak faal değildir. Köy çocukları pek çok köyde olduğu gibi taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.
Kaplan Köyü 3 mahalleden oluşmakta ve her mahallede iki elin parmak sayısını geçmeyecek sayıda aile yaşamaktadır. Hanelerin çoğu kapalıdır. Evler boştur. Pek çok ev harabe halini almıştır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Aile Hekimliği hizmeti Adala'dan verilmektedir. Köye ulaşımı sağlayan Dombaylı Köyü, Eminbey Köyü, Kaplan Köyü arası yol dere tepe dolanan eski tip köy yolu niteliğinde olup yol 1997 yılında asfaltlanmıştır. Köy muhtarlığının çabalarıyla geçtiğimiz yıllarda köy yolu Kula Gökçeören’e stabilize olarak bağlanmıştır. Köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Elektrik 1979 yılında gelmiştir.
İçme suyu şebekesi ve sondaj kuyusu içme suyu olmayan köy kalmasın kampanyası sayesinde 2002’den sonra tamamlanmıştır.

Köyün Ekonomisi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köy halkının daha önceleri en büyük gelir kaynağı afyon ve tütüncülüktü. Ancak afyon yıllar öncesi yasaklandı. Son yıllarda tütün ekimine sınırlama gelmesiyle tütün ekimi önce azalmış, daha sonrada tamamen bitmiştir. Köyde başta buğday ,arpa, fiğ yetiştirilmektedir. Sebze yetiştiriciliği iptidai usulle köylünün kendisine yetecek kadar yapılmaktadır.
Arazilerin çoğu vereselidir ve miktar olarak üç-beş dönümdür. Çoğunluğu on dönümün altındadır. Küçük parçalı ve ayrı ayrı yerlerde tarlalar rasyonel bir şekilde işlenememesi, sulama suyu yokluğu, tarımsal destek sağlanamaması belli başlı olumsuzluklardandır. Son zamanlarda yaban domuzlarının çoğalması, ekilen bitkilere zarar vermesi bir başka olumsuz etkendir.
Hayvancılık olarak sığır ve koyun mevcuttur. Son yıllarda süt sığırcılığına önem verilmiştir. Köyümüze komşu olan Eminbey Köyü ile birlikte Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur. Ancak bunun yeterli olmadığı görülmektedir.

İklim Durumu

Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanına girmekle birlikte köyün Ege Bölgesi, Kıyı Ege bölümü ile İç ege Bölümünün kesiştiği yerde bulunması nedeniyle ikliminde büyük kararsızlıklar görülür. Daha çok karasal iklim özellikleri görülür. Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri hissedilmektedir. Kışları ılık ve yağışlıdır. Yazları sıcak ve kurak geçer. İlkbahar çok kısa sürer. Yer üstü ve yer altı su kaynakları bakımından fakirdir.
Tarım arazileri sınırlı, tarımsal üretim tamamen doğal koşullara bağlıdır. Son 10-15 yıl içerisinde zeytin diken köylüler mevcuttur. Üzüm bağı deneyenler mevcuttur. Her ikisinden de yeterli randıman alınamadığı görülmektedir. Soğuk isteyen elma, armut, badem, ceviz gibi meyveleri yemeklik olarak deneyen köylüler bu tür meyvecilikten daha çok verim alınabileceğini düşünmektedir.
Ancak bu ürünlerin ticari anlamda yapılması durumunda meyve ağaçlarının sulanması gerekmektedir. Köyde henüz sulama suyu kaynağı bulunmamaktadır. Gölet tesisi ile bu imkanın sağlanabileceği düşünülmekte girişimler sürdürülmektedir.

Coğrafya

Manisa iline 120 km, Salihli ilçesine 48 km uzaklıktadır. Salihli ilçesinin Kuzeydoğusunda yer almaktadır. Eminbey Köyü- Yanardağ (Divlit) Kula Kenger köyü ve Kula Gökçeören köyü arasında yer almaktadır. Yapısı engebelidir, yanardağ lavları ile dağların buluştuğu yerlerde küçük verimli alüvyon ovacıkları mevcuttur. Susuz tarım söz konusudur. Rakım 500-900 m. arasıdır. Ova kesimde susuz tanesi bir kg domates yetiştiği bilinmektedir. İklimi Demirköprü barajı etkilemektedir. Dağları çıplak, çalılık ya da meşe, palamut ağaçlıdır. En yüksek ağaç boyu birkaç metreyi geçmemektedir. Bu nedenle orman niteliği taşıyan yer olmadığı ifade edilmektedir.
Divlit Yanardağı bir gruptur ve üç yükseltiden meydana gelmiştir. Her yükseltinin bacası vardır.Bu yükseltiler lav püskürmesi sonucu oluşmuştur. Bacalardan püsküren lavlar Adala'ya kadar ulaşmıştır. Püsküren lavların soğumasıyla 'Karataş' denilen taşlar oluşmuştur. Karataş geniş gözenekleri olan siyah renkte lav kalıntısı taşlardır. Gözenekler arasında ısıyı tutma özelliği vardır. Son zamanlarda kara taşın (elektrik gereksinimi olmadan) soğuk hava tesisi kurulmasında kullanılması etüt edilmektedir. Bölgede yer altı sıcak suyu etüt çalışmaları yoğunluk kazanmıştır. İklim, toprak özellikleri göz önüne alınarak ağaçlandırma çalışmaları hız kazanmıştır.

Kültür

Yemek kültürü tipik Akdeniz ve Ege yemek kültürü özellikleri taşımaktadır. Yemekler genelde et, süt ve süt ürünleri, kuru baklagiller ve meyve sebze ağırlıklıdır. Eti, kavurma, haşlama olarak bolca tüketir. Köylüler, yemeklerde eti karışık pek sevmezler. Sebze yemeklerini zeytinyağlı sever. Hamur işleri meşhurdur. Her mahallede herkesin kullandığı kara fırında pişirilen ekmekleri, evlerde yapılan otlu, peynirli, çökelekli çörekler börekler çok meşhurdur. Gözleme, yufka ve bükme de yaygın olarak yapılır. Nohut böreği, otlu börek, susam veya haşhaş ile yapılan kıvrım böreği de yaygındır.

Köyde kışa hazırlık için dibek taşı mevcud idi. Köylüler burada bulgurunu hazırlarlarmış. Her evde “sürtme taşı” bulunurmuş. Afyon ve susam sürtme taşında ezilir bunlar ile börekler çörekler tatlılar yapılırmış.

Bir yanda yaşatılmak istenen ve yaşanan yörük kültürü, bir yanda yerleşik yaşam biçimi, bir yandan ise şehir (Salihli) ile iç içe olma, Salihli’de çekirdek üzüm bağcılığı yapmak Kaplan Köylülerinin kültürünü etkilemiştir. Tahsil yaparak meslek sahibi olma tercihi 1930’larda belirginleşmeye başlamıştır. Tahsil yapma tercihi ve çekirdeksiz kuru üzüm yetiştirme “bağcılık yapma” köylülerin tekrar ovaya -şehire geri dönme- sürecinde etkili olan faktörler arasında yer almıştır. 1970-2000 yılları arasında köy yayla evleri konumunda kullanılır olmuştur. Sürekli köyde yaşayan, hayvancılıkla uğraşan elin parmakları kadar sayılabilecek az sayıda aile köyde sürekli yaşar durumdadır.

Eski köy kültürü hızlı değişim ve dışa açılma sürecinde yok olmaya yüz tutmuştur. Birkaç örnek vermek gerekir ise; düğünler, imece usulü yapılan işler, hayırlar, oyunlar, eğlenceler, giyimler ve bazı geleneksel yaşam biçimi davranışları tamamen değişmiş pek çok şey kulaktan kulağa anlatılan anılar boyutunda kalmıştır.

Eski dönemde yapılan düğünler şu şekilde anlatılır. “Düğünler üç gün üç gece sürerdi. Düğüne gelen konuklar üç gün boyu yedirilir, içirilir hep birlikte kutlamalar yapılırdı. Davul zurna üç gün üç gece susmazdı. Davul zurna ve seymenler yollara dizilir düğüne gelen davetlileri karşılardı. Eskiden davetiye yerine düğüne gelmesi istenen kişilere “oku” gönderilirdi. “Oku” genellikle şeker olurdu. Çok yakın hısım akraba ya da çok önemsenen kişilere gömlek, çorap, vb şeyler oku olarak gönderilirdi. Onlarda düğüne gelirken hediyeleri ile gelirlerdi. Bunun için bu karşılamaya önem verilir, “okucu karşılama merasim”i davul zurna ve seymenler eşliğinde yapılırdı. Okucular düğün evinin görüp işiteceği bir yamaçta durup kuru sıkı tüfek ile atış yapar, gürültüsü ile “okucu geliyor” mesajını verirdi. Davul zurna karşılasın diye beklerdi. Davul zurna ve bayraktar misafirleri karşılardı. Misafirler seymen sekerek düğün evine gelirdi. Düğün evi önünde gelen misafirler ile düğün sahipleri birlikte oynarlardı. Davulcuya bahşiş paralar verilirdi. Çoşan kişi, davulcuya “davulcu dolaş” diye bağırıp ortada oynayan yakını işaret ederdi. Davulcu işaret edilen oyuncu etrafında dolanıp davulunu çalar ve hatta bir ara davulun tokmağını oyuncunun başına dokundurur “bak senin için bahşiş verecekler” dercesine etrafa gösterişte bulunur, gelip bahşişini alırdı. Gelin düğünlerinde, gelin kızın ve damadın yakın arkadaşlarından birer kişi belirlenirdi. Bunlar pek çok konuda sorumluluk alırlardı. Damadın yakın arkadaşına “Sağdıç” denirdi. Gelin kızın yakın arkadaşı akran ve evli bir gelin seçilirdi. Bu kişi gelin kızın sağdıcı idi. Gelin kızın sağdıcına “yenge” denirdi. Oğlan evi ve kız evinde eş zamanlı kendine özgü düğün merasim ve eğlenceleri yenge ve sağdıcın koordinasyonunda sürdürülürdü. Kadınlar ve erkekler için konaklama evleri belirlenirdi. Konuklar yaş vb özelliklerine göre gruplandırılır, konuk evlerinde akşam eğlenceleri düzenlenirdi. Üç gün üç gece yenilir içilir eğlenilirdi. Seymenler eşliğinde gelin almaya gidilirdi. Gelin ata bindirilirdi. Yengelerde kendilerine ayrılan atlara binerlerdi. Özel kıyafetler içerisinde görülmeye değer bir tablo çıkardı karşımıza. Üç etek fistanlar vardı. Allı şallı duvaklar. Gelin evden çıkarken, yakınlarının “yas” etmesi en unutulmaz ve vazgeçilmez geleneklerden bir tanesiydi. Yas etme, kız evi tarafının anneanne, anne, kız kardeş, hala teyze vb tarafından doğaçlama duyguların sesli ağıt tarzında ifade edilmesiydi. Gelin ata dualarla bindirilirdi. Seymenler (seymenler ellerinde tuttuğu evre geç ile oynarlarmış) eşliğinde oğlan evine gelin getirilir. Şimdilerdeki takı merasimi gibi “İdirmelik” merasimi yapılırdı.”

Cenaze çıkan evde gelen misafirleri aç göndermemek esas alınır. Kazanlar kurulur yemekler yapılır. Etli nohut, etli Patates, pirinç plavı, keşkek, cacık, salata, helva mutlaka yapılır. Köyde yaşayanlar bu geleneği halen sürdürmektedir. Şehirde ise mezarlıktan çıkışta pide ayran dağıtılmaktadır. Ölenin arkasından cenaze ev çıkışında ağıt “yas” edilir. Kapalı toplum durumunda iken bu özellik daha belirgindi. Köylüler, ölenlerin yakınları, yası ölenlerin arkasından yas edenin içinden geldiği gibi öleni anlatan sözcüklerle doğaçlama yaparlar. ağıt çoğu kez çevresindekilerin duygularını etkiler herkesin birlikte ağlaşmasına sebep olur. Evinde ölen birinin yanında bulunanların, ruhun kolay çıkmasını sağlama amaçlı ölenin yakasını yırtması, çatıdan, duvardan, kapıdan vb. çatırdama sesleri vb oluyor evet Azrail geliyor olmalı diye düşünerek kapı pencerelerin açması, kötü ruhları uzaklaştırmak amaçlı tütsü yapması bilinmektedir. Eskiden Kaplan Köylülerinin yaptığı bu ve bunun gibi bazı davranışların Türklerin İslamiyet’i kabulünden önceki dini olan Şamanizm’den kalma bazı gelenek ve davranışları olduğunu söylemek mümkündür. Göçebe kültürünün getirdiği kadın erkek eşitliği vardır. Kadın erkek aynı ortamda bulunur. Kadın erkek eşittir.
Erkek çocuk doğduğunda “bir kuzu çobanı daha oldu” diye sevinilirmiş. Kadının erkekten farkı baş tacı edilir sevilir değer verilir olmasıymış. Kadın bunu hep bilir yaşamda hissedermiş. Kız çocukları, gelinler, kendisinden küçük erkek çocuklara abi dermiş. Bana neden abi “ağabey” diyorsun sen benden büyüksün diyen delikanlıya ablaları, sen erkeksin güçlü kuvvetli olacaksın bizi kötülüklerden koruyacaksın sen erkeksin sen bizim “ağa beyimizsin” derlermiş. Böyle kültürlenirlermiş köyün gençleri. Sorun çıkmadan özümsenirmiş yaşam biçimi alışkanlıkları. Şimdilerde erkek yeni doğana kuzu çobanı denmese de, yaşça küçük olana ağa bey denmese de pek çok kültürel özellik- güzellik yaşatılmaktadır.

(10) Beğeni